25 Kasım 2012 Pazar

Güzel ve Çirkin | Darıca Gençlerbirliği 1-0 Emrespor

Güzel'den başlayalım. Darıca Gençlerbirliği lider. Oyunuyla, teknik kapasiteleriyle, pozisyonlarıyla; bu ligin üstünde olduklarını ve liderliği hak ettiklerini gösterdiler. Neticede birkaç hafta önce bu il sınırları içinde Kocaeli-Altınordu maçını da izledik, Altınordu'yu pek beğenmedik. Ama Darıca farklı.

Sahaya Kemal Canlı (kale), Ferhat Çoban-Evren Horozal-Sertaç Eren-Hakan Duran (defans), Galip Ayvaz (ön libero), Güney Polat-Halil İbrahim Yüksel-İbrahim Fatih Dilek (orta saha) ve İbrahim Yılmaz - Yusuf Atay (forvet) olmak üzere 4-1-3-2 dizilişiyle çıktılar.

Takımdaki "İbrahim"ler dikkat çekiyor. Birisi yedeklerde olmak üzere takımda dört İbrahim var. Ben bir dönem FM'de dört Abdullah transfer edip makarasını yapıyordum, adamlar gerçek kılmış. Şaka bir yana Darıca Gençlerbirliği iyi ekip kurmuş. Teknik kapasitesi yüksek, yaş aralığı düşük, takım oyununa müsait bir on bir vardı sahada.

Defansta Evren Horozal, kalıplı ve çevik oluşuyla güven verici bir stoper imajı yarattı. Zaten 2009'dan beri (öncesinde de 2004-2005 sezonunda) Darıca forması giyiyormuş. İstikrar = Başarı. Keza gene İbrahim Fatih Dilek, bileklerine çok hakim ve teknik bir futbolcu görünümündeydi. Attığı çalımlar, verdiği ara paslarla adeta rakiple dalga geçti. Ama çok fazla topla oynamayı sevmesi dezavantajı gibi. Güney Polat, rahat oyunuyla takımının el freni gibiydi. Ön libero mevkiindeki Galip Ayvaz ise kesinlikle bu liglerin oyuncusu değil. Çoğu atakta bizzat imzası vardı, bizzat değilse de geriden getirttiği pozisyonlarla maçı domine etti. Golü atan Halil İbrahim Yüksel ise kumaşının iyi olduğunu golden önce de defalarca belli etti. Galatasaray alt yapısı çıkışlı orta saha oyuncusunun bu sezonki sekizinci golüydü...

Oyunlarına gelecek olursak... İlk devre ayağında top tutmayan; havadan toplarla veya paslarla oyun kurmaya çalışan bir Darıca vardı sahada. Oyuna hakim taraf rakipmiş gibi görünse de kademeye girişleri ve pozisyon vermeden pozisyon yaratmaları nedeniyle Darıca'nın her an skoru değiştirebilecek taraf olduğunu rahatça anlayabiliyordunuz. Nitekim ikinci yarı başında da böyle oldu. Darıca ileri hatta ağırlık verince Emrespor bocalamaya ve ilk yarıdaki sükunetini kaybetmeye başladı. Pozisyonlar peşi sıra gelirken 65. dakikada sağ kanattan yapılan ortada Halil İbrahim Yüksel iyi yükseldi ve boş kalan köşeden kafayla topu ağlara gönderiverdi. Bu gol skoru belirledi ama maç kısır değildi. Katiyyen. Gerek Emrespor gerekse Darıca Gençlerbirliği skoru değiştirmek için elinden geleni yaptı. Son dakikalarda sonradan oyuna giren İbrahim Akdağ'ın direkte patlayan topu gol olsaydı görsel açıdan da harika bir olaya imza atmış olurdu ev sahibi ekip ama olmadı...

Çirkin'e gelelim.

Maçtan önce kadroda Mustafa Ünver'i görünce şaşırdım. İki yıl öncenin gol kralı bu sezon fazla forma bulamıyordu... Ancak sonradan araştırdım ki, geçtiğimiz sezon son maçta altı maçlık ceza almış. "Niye almış ki" demeye kalmadan 25. dakikada nedenini gösterdi.

Emrespor sol kanadında topla buluşan Mustafa atağa çıkarken orta yuvarlakta Darıcalı bir futbolcu yerde kıvranıyordu. Sahadaki futbolcuların uyarılarına "Bana ne" diyerek omuz silken Mustafa'ya Darıca teknik direktörü Mehmet Kaya kenar kulübeden seslendi ve yerde yatan futbolcuyu ısrarla gösterdi. Bunun üzerine Mustafa Ünver hemen önünde durduğu rakip kulübeye ayağındaki topu fırlatıverdi. Saha karıştı, iki takım futbolcuları ve teknik direktörleri birbirine girdi. Çok çirkin olaylara neden olan Mustafa ise bir kenardan her şeyi izlemekle yetindi. Sonuç olarak Mustafa sarı kart gördü, iki direktör tribüne yollandı, maç ise gergince devam etti. Mustafa ayağına topu her alışında ıslıklandı. (Doğal olarak)

Tabii Emrespor teknik direktörü Hakan Şimşek'in kendi tribününe saha kenarından giderken kendisine söven Darıca taraftarlarına bakarak yaptığı kışkırtıcı gülümsemeler de unutulmaz...

Üçüncü Lig'de şimdiye kadar bir sürü takım izlemişimdir, Emrespor gibi tam kadro itici olanına ilk kez denk geldim! (Birkaç oyuncu hariç)

Emrespor'un oyununa gelecek olursak...

İlk yarıda iki kez çizgiden top çelen, ikinci devre ise müsait bir pozisyonda boş kaleye gol atamayan; iki farklı Emrespor vardı. Savunma yönleri müthiş! Hele ki kapanma taktiğini başarıyla uyguluyorlar ancak hücuma çıkamıyorlar. Çıktıkları hücumların yüzde doksanı ofsayt...

Emir Bağcı, Sefa Durmuş ve Hüseyin Daş dikkat çeken futbolculardı ama geliştirilmesi gereken çok şey var Emrespor'da. Önce insan olmayı öğretin, sonra da taç kullanmayı (üç taçları hatalı kullanıştan rakibe geçti) ve ofsayta düşmemeyi.

İşin asıl ilginç yanı, tescilli dopingci olarak Üçüncü Lig'e yükselen bir kulübün bu kadar agresif ve çirkef oluşu? Ne garip...

Maçın hakemi Zafer Koçbay'ın yönettiği son altı maçın istatistiği bozulmadı ve karşılıklı gol olmadı. Zafer Hoca biraz garip yönetti maçı. Darıca'nın bir penaltısını, Emrespor'un iki-üç faulünü ve birkaç el pozisyonunu es geçti. Hele hele Mustafa Ünver'in yaptığı terbiyesizlikten sonra Emrespor'a yapılan çoğu faulü es geçti diyebilirim. Oyunu kesmekten yana değil de akıcılığı sürdürmekten yana görünmek isterken adaletsizlikler yaptığının ya farkında değil, ya da işine gelmiyor. Radikal bir hakem olduğunu son dakikalarda sırf rakip atakları kesmek için sahaya yedek kulübesinden top fırlatan Darıcalı oyuncuya sarı kart göstererek kanıtladı. İyi niyetli olduğunu ümit ediyorum ama herkes bu ümidi taşımak zorunda değil, derim nacizane...








Halil İbrahim Yüksel'in golü

ve gol sevinci




2 yorum:

  1. Emresporun doping yaparak 3.lige çıkışı tescilli demişsiniz.TFF resmi sitesine lütfen girin ve doğruyu öğrenini Leke sürmeye kalkmayın Ayrca bu takım Türkiye liglerinin en az maliyetiyle kurulmuş bir takımdır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Futbolcunun idrarında doping içeren maddeye rastlanmadı mı? Futbolcu ve masör men edilmedi mi? Bu takımın maliyetinin az olması bunları örtüyor mu?

      Sil

Sizin de söyleyeceğiniz şeyler var ise, eklemekten çekinmeyin lütfen...