10 Aralık 2012 Pazartesi

İtalyan Usülü | İstanbulspor 0 - 0 Pazarspor

3. Lig 1. Grup'ta ilk beş savaşının tam ortasında yer alan İstanbulspor ile play off hattına tutunmaya çalışan, erimekte olan Pazarspor'un maçından gol sesi çıkmadı ancak sergilenen oyun ve iki takımın girdiği pozisyonlar izleyen az sayıdaki taraftara İtalya Ligi kalitesi yaşattı.

İstanbulspor kalede Serdar Ertemçöz, defansta Mehmet Ulucan-Müslüm Aydoğan-Muhammet Gül-Fatih Sözgen, orta sahada Aytaç Erman-Tolga Yılmaz-Tayfun Karadağ-Emre Yüksektepe, forvette ise Ali Işık ve Tayfun Karadağ yer alıyordu.

Rakip Pazarspor ise kalede Fethi Bilgin, defansta Emre Gürbüz-Aykut Civelek-Şemsettin Kılıç-Erdinç Çepoğlu, orta sahada Mustafa Dağdeviren-Ramazan Öztürk-Şükrü Çiçek-Levent Kale ve forvette de Feyyaz Aydil ile Ali Köse yer alıyordu.

Pazarspor'un ilk etapta göze çarpan sıkıntısı, ezbere oyunuydu. Oyuncular bakmadan görmeden oynamaya çalıştığı için bazen çok büyük sıkıntılar yaşadılar. Defansta Emre Gürbüz, uzun boyuyla beke konulmuştu ki bu haliyle esasen bir stoper gibi görünüyordu -öyleymiş de- ancak maç içinde hiç hata yapmadan oynadı. Rize temsilcisinde göze çarpan bir diğer isim ise Levent Kale'ydi. Levent, Sivas Dört Eylül Belediyespor'da iki sezonda -bir kanat oyuncusu olmasına rağmen- 23 gol atmasına karşın bu sezon Pazarspor'un yolunu tutmuştu. Bu maçta da tekniği, taktik becerisi ve oyunu okumasıyla sahadaki çoğu futbolcudan birkaç gömlek fazla olduğunu hissettirdi. Pazarspor kalecisi Fethi ise maçın gerçekten en kilit oyuncusuydu. İlk devre dört net gol pozisyonuna engel oldu, ikinci devre ise kaleci şansı dediğimiz bir şey varsa o tam anlamıyla yanındaydı. Rakibin boş kaleye, müsait pozisyonlarda kaçırdığı goller Pazarspor'un kritik bir puan almasını sağladı.

İstanbulspor oyunu iyi okumaya çalışan iyi niyetli oyunculardan kurulu ancak futbol zekası biraz kısıtlı bir ilk 11'i var. Pazarspor'un ileri uçtaki isimleri biraz gününde olsa maçı Rize temsilcisi farklı kazanabilirdi, keza aynı ihtimal sarı siyahlı İstanbulls için de geçerliydi. Ani ataklarla ve bir anda gelişen pozisyonlarla gol arayan İstanbulspor'da ikinci devre stoper Muhammet Gül bilhassa korner pozisyonlarında net toplarla buluşmasına karşın gol atamayarak saç baş yoldurdu.

İki takımın 10 numaraları Tolga Yılmaz ve Şükrü Çiçek çok güzel bir maç çıkarttı, ancak İstanbulsporlu Tolga sahada ayak basmadık yer bırakmayarak mevkidaşından daha iyi ve özverili oynadı diyebiliriz.

Maç bir o kalede, bir bu kalede; hayli yüksek tempolu geçti. İki takım da orta saha güvenliğini sıfıra indirgeyip defansa yüklenince hatalar da kaçınılmaz oldu. Fakat iki takımın da hataları örtme adına çaba sarf eden futbolcularının varlığı maça güzellikler kattı. İleri uçlarda yer alan futbolcular azıcık daha dikkatli veya özverili olsaydı ilk golü bulan taraf maçı koparırdı... Gol gelmeyince güzel oyun ispatsız oldu...

Pazarspor taraftarını ise takdir ettim, pek çoğu taa Rize'den gelmiş, maç boyunca susmayıp takımını destekleyen güzel bir kitle vardı. Küfre kıyamete pek girmediler.

Maçın hakemi Ferhan Kestanlıoğlu maç içinde kendisini unutturmayı başardı. Oyunu çok kesmekten yana değildi, kaldı ki futbolcular da oyunu çirkinleştirmeden güzel bir şey ortaya koymaya çalıştı; bu da hakemin işini kolaylaştırmıştır...










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin de söyleyeceğiniz şeyler var ise, eklemekten çekinmeyin lütfen...