17 Ekim 2013 Perşembe

Öğütülemeyen Futbolcular

Alt liglerde öyle bir sirkülasyon var ki; çok başarılı olmanız çoğu zaman “her şey” değil. Hatta hemen hemen hiçbir zaman başlı başına bir şey değil! Öyle olmasa Pazarspor’u sırtlayıp play off finallerindeki golleri de dahil toplam 12 golle takımın en skorer ismi olarak mütevazi Rize temsilcisini şampiyonluğa ulaştıranLevent Kale, transferin son gününe kadar bekler miydi?
Ancak bazı isimler var ki, yaşlarının da avantajıyla, öğütülmeleri çok kolay olmuyor. Umarım olmaz da!
Geçtiğimiz sezonun devre arasında Altay’a transfer olan, yarım devreye de dört gol sığdıran; bu sezona ise altı maçta altı golle iyi bir başlangıç yapan Murat Uluç mesela. Orta sahanın solunda oynayan tecrübeli isim, siyah-beyazlıları sırtlamakla meşgul bu sıralar…
Timur Kosovalı keza, yeni transfer olduğu bir takımda; daha önce oynamadığı bir ligde klasını göstermekle meşgul! Altı maçta altı gol istatistiğiyle fırtına gibi lige giriş yapan Bandırmaspor’un yeni transferi Almanya doğumlu. Geçtiğimiz sezon Kayseri Şeker formasıyla 22 gole imza atmıştı… Özellikle son haftada oynadığı Tepecikspor maçında yarım voleyle tersten gelişine attığı golle milli takımın “yaratıcı forvet” ihtiyacını giderecek bir izlenim yarattı… Konuşmak için erken (kime göre) ama Ümit Karan kadar şık gollere imza atması muhtemel bir topçu. Almanya havası, adamı forvet mi yapıyor acaba?
Geçtiğimiz pazar gününe değin ligde dört maçta ve Türkiye Kupası’nda bir maçta hiç gol yememiş olan Çankırıspor’un geçtiğimiz sezon 16 maçta oynayıp altısında hiç gol yememiş olan kalecisi İbrahim Karaca da Türk futbolunun kaleci yetiştirilmediğine dair girdiği sendromundan çıkması için ilaç gibi görünüyor. (Geçtiğimiz hafta Aydınspor’dan 3 gol yemişti)
Bir de hiç mağlubiyet tatmamış bir kaleci var: İstanbulspor’un Karagümrük’ten transferi Volkan Canbolat. Altı maçta sadece beş kez gol yedi, bunların ikisini son haftada 10 kişi kaldıkları Yozgat maçında kalesinde gördü. Takımının dört galibiyet, iki beraberlikli liderliğinde büyük pay sahibi; şüphesiz…
Altınordu’nun Galatasaray apoletli, Bayrampaşa’nın şampiyonluk kadrosundan hatırlayabileceğiniz, genç müdafaa oyuncusu Sinan Osmanoğlu da geçtiğimiz sezon golcü kimliğine kavuşmuştu; bu sezon da henüz altıncı hafta olmasına karşın birisi kafayla olmak üzere iki gole ulaştı. İki sezonda peş peşe iki farklı takımla (Bayrampaşa-Altınordu) Üçüncü Lig’de şampiyonluk tadan ender futbolculardandır kendisi…
Yazının başındaki Levent Kale’ye gelirsek; transfer sezonunu umutsuzca geçirirken transferin son gününde alt yapısından yetiştiği Ankaragücü’ne imza attı ve takımdaki ilk maçında, üstelik doğum gününde, iki gol birden atmayı başardı.
Yatırımını spora yapan oyuncu, bir şekilde bu sistemden sıyrılmayı başarıyor. Kendisini geliştirmeyi kafaya koyan ve her maça farklı bir motivasyonla çıkmayı başaranlar her sezon bir kez daha “doğuyor”. Ancak sistem öyle bir halde ki, bu kadar üst düzey olmanız bile yetmiyor. Bu düzeni getirtenler, nasıl akıl etmişlerse bir yaş sınırı icat etmişler; dünyanın hiçbir yerinde emsali olmayacak şekilde koşul iyileştirmesi (antrenman sahası, tesis yapılaşması, futbolcu gelişimi vs) takip etmeksizin 25 yaşından 30 yaşına kadar futbolcuları “kontenjana” sokup 3. Lig’de her takımda bu yaş aralığında sadece altı futbolcu bulunduruluyor, ki bunların da sadece dördü ilk on sekize alınabiliyor…
Futbolcu öğütmeye yönelik bu sistem hiç mi meyve vermiyor, derseniz; basit birkaç istatistik verelim:
*U21 Milli Takım kadrosunda hiç 3. Lig oyuncusu yok.
*U20 Milli Takım kadrosunda hiç 3. Lig oyuncusu yok.
*U19 Milli Takım kadrosunda hiç 3. Lig oyuncusu yok.
“Sistem” bu kadar matahsa, niye bu yokluk hâli baki kaldı? Yoksa olan sadece insan haklarına aykırı bu uygulama yüzünden işsiz kalma tehlikesi yaşayan ve karın tokluğuna İkinci Lig’de oynamak zorunda kalan futbolculara mı oldu sadece? Ki o da, şanslıysa. Yoksa işsizlik denilen hadise, futbolunun baharındaki oyuncuların kapısını şiddetle çalıp evlerine çöreklenmeye devam mı etmeli?

(Fotospor / 11 Ekim 2013)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin de söyleyeceğiniz şeyler var ise, eklemekten çekinmeyin lütfen...