19 Mayıs 2013 Pazar

Irkçılık Karnemiz Temiz Değil



“Türkiye’de ırkçılık yoktur…” bizim favori sözlerimiz arasındadır. Özellikle son dönemde Türkiye’de ilk kez siyahi futbolculara tribünden muz gösterilmesiyle zirveye çıkan fakat “Benim zenci arkadaşlarım da var” minvalindeki basın açıklamasıyla “Türkiye’de olmayan (!) ırkçılık” tekrar gündeme geldi.
Peki gerçekten de böyle mi?
Öncelikle, “ırkçılık” nedir? Bizdeki yaygın görüş, ten ayrımcılığı. Yani, bir insanın ten rengi senden biraz daha koyu diye ona ikinci sınıf insan muamelesi yapmak, bize göre ırkçılık kavramını dolduran yegane şerefsizlik… Oysa kazın ayağı pek öyle değil… Adı üstünde, “ırk”çılık. Irklara dayalı ayrımcılıklar pek tabii ki bu kavramın en önemli yer doldurucularından. Aynı zamanda siyasi görüş nedeniyle yapılan dışlamalar, cinsiyet ayrımcılığı ve aşırı milliyetçi tutumlar da çoğu düşünüre göre ucundan kıyısından ırkçılıkla dans eden kavramlar… Türkiye’de ırkçılık yok mu acaba?
“Beni bir Arap’a tercih ettiler!” yakarışı takım takım gezen ve nihayet Beşiktaş’a erişen Samet Aybaba’ya ait… Kastettiği “Arap” da, bir dönemler ligimizin gediklilerinden sempatik Mısırlı El Saka!
Zamanında alkışa tuttukları Balili’yi, Sivasspor’a transfer olunca 90 dakika boyunca “Yahudi Piçi” diye kalaylayan da, “Estonyalıları evimizde ağırlarız” diyen de Kayserililer olmasın? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Aynı Balili Galatasaray tribünlerindeki bir grup kendini bilmez tarafından da ırkçı tezahürata uğramıştı… Ve bu durumu eleştiren Beşiktaş seyircine karşı gayet ırkçı bir pankart açmıştı bir sonraki hafta aynı taraftarlar…
Fenerbahçe tribünlerinin de bir Beşiktaş derbisinde “Ermeni Alen”, “Sünnetsiz Alen” diye bağırdığı da vakidir…
Peki ya sırf siyasi görüşü nedeniyle Fenerbahçe’den kovulan Kemalettin? Irkçılık değil mi bu da? 1980 darbesi sonrası emekçi, devrimci duruşu nedeniyle hiçbir takımda çalıştırılmayan Metin Kurt… Daha da ileri boyuta taşıyalım; Metin Kurt’un sözleşmesi haksızca feshedilince maçlara çıkmayacağını açıklayan üç futbolcunun da sözleşmesinin aynı haksızlıktaki feshi… İnsan haklarına aykırı bu ayıplar, henüz giderilmiş değil. Hala bir futbolcu siyasi görüş sahibi olmayı “ayıp”, “yanlış” biliyor…
Aynı şekilde bundan üç buçuk dört yıl evvelinde Kilis Belediyespor – Diyarbakır Kayapınar Belediyespor maçında son dakikada Kilis’e penaltı çalınmasına sinirlenen bir Diyarbakırlı oyuncunun Trabzon bölgesi hakemlerinden Muhammet Başkan’a “Tabii ya, Lazsınız Kürtleri sevmezsiniz!” diye bağırdığı da kayıtlara geçen olaylardandır… O kadar değişik bir psikoloji içine girmişiz ki, maçın hakeminin herkesin seceresini inceleyip ona göre karar verdiğini düşüneceğiz artık!
Ankaraspor’da top koşturmuş olan De Nigris de bir Meksika gazetesine verdiği demeçte Aykut Kocaman için “Sistematik ırkçılık yapıyor” suçlamasında bulunmuş ve kanıt olarak da Brezilyalı Hamilton’un takıma geldiğinden beri asla Aykut Hoca’dan selam alamadığını göstermişti… Ancak sonra bu demeci Türk medyasında ortaya çıkınca da yalanlamıştı…
Afyonspor’un Ermeni vatandaşımız Hrant Dink’in ölümünden sonra “Hepimiz Ogün’üz, hepimiz Türk’üz” dediği gibi, Kazım Kanat’ın da “Aurelio milli formayı giyerse milli maçta ayağa kalkmam” demeci de ortadadır… Ayağa kalkmak, demişken; maçlarda “Ayağa kalkmayan Ermeni olsun” diye bağıranlar da Zimbabwe liginde maç seyretmiyorlar herhalde!
Ee? Siz hala “Bizde ırkçılık olmaz!” diyerek emin bir şekilde konuşanlardan mısınız?
ALPER KAYA | Sol Gazetesi – 19.05.2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin de söyleyeceğiniz şeyler var ise, eklemekten çekinmeyin lütfen...