30 Aralık 2011 Cuma

Bayrampaşa: 1 Keçiören Sportif AŞ: 0


* İmkansızlıklarla boğuşan Keçiören vs "Eldivenim yırtık" diye kapris yapabilen sporcuya sahip Bayrampaşa

* Keçiören şanssız takım: 6. kez 90+'da yediği golle boynu bükük ayrıldı sahadan.



* Hesapta, birisi düşmemeye birisi play off'a oynuyor. Maçta formaları değiştirseler hangisi, hangisidir şaşarsın. O kadar denk bir oyun vardı sahada.



* İlk devrenin ilk periyotlarında sahada bariz Bayrampaşa üstünlüğü vardı. 15. dakikada Keçiören kalecisi olmasa golü bulmamaları işten bile değildi. Ancak maç ilerledikçe üstünlük deplasman tarafına geçti.



* Bayrampaşa'nın ilk yarıda gol atamamasının tek sebebi; hücumda çok yavaş olmalarıydı. Keçiören ise hücumdaki oyuncusu Eren'e top ulaştıramamanın bedelini ödedi.


* Bayrampaşa ataklarını başlatan tek isim: Tuğrul Göksel. İlk devre aşırı eforunu ikinci devre silik oyunuyla dengeledi. Oyundan erken çıktı zaten.



*İkinci devrenin başında Bayrampaşa sağlam bastırdı, elli üçüncü dakikada (aynı dakika içinde) üç net pozisyon yakaladıysa da golü bulamadı. Zaten elli üçüncü dakikadan sonra kendi yarı sahasından bir kez çıkabildi.



* Yaratıcı Bayrampaşa seyircisi: "Allah Allah Allah Allah saldır Paşa, bu keçiler kurbanlık saldır Paşa" ve "Keçileri kaçırdık" tezahüratları.



* Keçiören'de ikinci devre gol konusunda en büyük engel hücumda bariz çoğalamama sorunuydu. Mustafa Aydoğdu'nun ayağına gelen her topta sağ kanat korner direğine kadar inip topu kaptırması; Eren'in rakip defansta kaybolan oyunu; Hakan Açıkalın'ın zaman zaman geliştirdiği ataklarda pas atacak arkadaşını bulamayışı büyük sıkıntıydı.


* Bayrampaşa akıllı oynadı. Gücü denk bir rakibine karşı, rakibinin en dikkatsiz anını kovalama adına defansa çekildi ve beklediği fırsatı 90+4'te de olsa buldu, golü attı, üç puanı aldı.



* TFF 3. Lig'de herkes birbirine denk (hemen hemen) biraz şansınız ve biraz da maddi imkanınız varsa ligde galibiyet serisi yakalarsınız, net.



* Keçiören'de Hurşit Taşcı, Fırat Sağesen ve Hakan Açıkalın; Bayrampaşa'da ise Tuğrul Göksel ve Onur Aydın iyi oynadı. İki takımın kalecileri net en az üçer (hatta dörder) gole engel oldular. Güzel mücadele izledik.

28 Aralık 2011 Çarşamba

Cihat Arslan Nereye Koşuyor?

http://3.bp.blogspot.com/_fVqUsK7UeU4/SV5GvFoeNNI/AAAAAAAABh0/0PUNJAhXpK8/s400/cihat-arslan.jpg

Cihat Arslan genç bir hoca. Ben Sporx'teki yazılarımda olsun, evvelindeki bloglamalarımda olsun genç hoca ve futbolculara dair sabırlı olunmasını savunmuşumdur. Ancak, kıstasımız nüfustaki yaş olmamalı zira Hakan Kutlu da genç bir hoca.

Neyse, oraya girmeyelim.

Cihat Hoca'nın futbolculuk kariyerine laf eden çarpılır. Türkiye'nin (yaş/kariyer) Maldini'si olabilirdi; oynadığı takımlarda kıymetinin bilinmediği kanaatindeyim.

Kocaelispor'a teknik direktör olarak getirildiğinde zaten işi zordu; tecrübe kazanmayı beklemeden işe koyulunca kaçınılmaz sona uğradı ve kovuldu.

Eyüp'e geçti, play off'a kadar çıktıysa da; olmadı.

En son gittiği Boluspor'dan da ayrılmak zorunda kaldı ve gün itibariyle Göztepe ile anlaştı.

Çok efendi, çok kaliteli bir insan olduğu söylenegeliyor. Doğrudur illa ki. Neticede Boluspor başında çıktığı Karşıyaka müsabakasında rakip tribünün önüne kadar gidip rakibi alkışlayan ve "Bugünlere gelmemde en önemli etken Karşıyaka'dır, sizi hiç unutamam" diyen bir teknik direktörden bahsediyoruz.

Boluspor'dan ayrılırken ortaya çıkan tabloya da dikkat; kadro dışı bıraktığı oyuncusu bile tesislere gelip Cihat Hoca ile vedalaştı. Hakkaniyetli bir insan olsa gerek!

Ancak, boru değil! Bir takımın geleceği size teslim ediliyorsa ve puan cetveline insaniyet, hakkaniyet gibi kavramlar etki etmiyorsa; siz de o cetvelde pek başarılı gözükmüyorsanız illa ki bir yerlerde hata vardır.

(Sadece sizde olmasına gerek yok tabii ki, takım uyuşmamıştır; yönetim anlayışsızdır; taraftar aşırı baskılıdır vesaire vesaire.)

Hatayı bulup kökünü kazıyacak tercihler yapamıyorsanız ise, ihale size patlar.

Göztepe ateşten bir gömlek gibi, Cihat Hoca da patlamaya hazır barut fıçısı. Bakalım bu birliktelik nereye kadar gidecek?

27 Aralık 2011 Salı

Sözünün Eri Yönetim Örneği

http://d.haber3.com/other/spor-toto-2.-lig-IHA-20110424A24040DF-1-t.jpg

"Kimsenin aklının almayacağı transferler yapacağız"

- Eyüpspor Yönetimi

Ve bugün, bu sezon ikisi Türkiye Kupası olmak üzere 14 maçta forma giyen Mesut Özkaya'yı Bandırma'ya sattılar. Cidden, hiç tahmin etmezdik böylesini.

21 Aralık 2011 Çarşamba

Kick "İzmir Fetişizmi" Out of Football

http://www.malatyaguncel.com/images/news/63386.jpg

"Süper Lig'de İzmir takımı olsun be abi!" geyiği meşhurdur. Yıllardır da yapılagelir. İyi hoş, olsun. Gelene 'Gelme' demeyelim. Ama şu halin de bir portresini çizelim:

* Altay: Yıllarca play off finallerinde elendi, şimdi TFF 2. Lig'de. Averajla küme düştü hem de...

* Buca: Altay mı, Karşıyaka mı derken Buca aralarından sıyrılıp Süper Lig'e çıktı. Kendilerini Süper Lig'e taşıyan yerel futbolculara sırt çevirip Buca ilçesinin anahtarını Bülent Uygun'a verdi. Hali ortada...

* Karşıyaka: Yıllardır ne uzadı ne kısaldı. 100. yıl dediler, "Bu gece o sene" dediler, gene kandık. Gene yanıldık.

* Göztepe: Amatöre kadar düştü, tuttu gitti bir işadamına yamandı. Başka takımla katakulli yapıp "küme çıktı". Yoksa Vefa gibi yıllar yılı amatörün gediklisi olurdu... Daha mı kötü olurdu, yoo...

Gün itibariyle bu dört İzmir takımı da Türkiye Kupası'ndan elendi. Şaşıran var mı?

Yuvaya Dönüş

http://3.bp.blogspot.com/_Bygs8uPhDVE/SnCPnIQ8dXI/AAAAAAAAAJk/fBeYC5Jec3o/s400/be%C5%9Fir.jpg

Öyle bir futbolcu düşünün ki, iki yıldır düzgün top oynamamış olmasına karşın Bank Asya 1. Lig'e transfer olsun. Bu futbolcu Beşir Tezer.

Kısaca kariyerine değinmemiz gerekirse; Beşir profesyonelliğe TKİ Linyitspor'da başlar. Sene 2007. 2008-2009'da Denizli Belediyespor'a, akabinde Balıkesirspor'a geçer. Bu senenin başında Menemen Belediye Spor'a geçmişse de pek top koşturamaz. Sözleşmesi de 31.05.2011 tarihinde biter, o günden beri boşta gezer. Ve gün itibariyle, bir buçuk yıllık bir sözleşme imzaladı Linyit ile...

Beşir, futbolu hep üçüncü lig seviyesinde seyreyleyen bir futbol emekçisi olarak yuvasına; dört sezon sonra iki kademe yukarıda olmakla beraber dönüş yaptı. Balıkesir'le tattığı şampiyonluk haricinde, kariyerindeki en üst çıta olarak bu transferi gösterebileceğimiz Beşir'in artık şeytanın bacağını kırması; temennimiz.

18 Aralık 2011 Pazar

İstanbul Güngörenspor: 2 Giresunspor: 3



* İstanbul'da çok fazla Karadeniz takımı taraftarı var.

* Giresun bu sezonki ilk galibiyetini aldı. Alacağı belliydi.




* Güngören için kötü dersek, kötü sıfatına hakaret olur. Ama bir yerden bakınca, takım çok da kötü gibi durmuyor. 2. Lig'de liderlik kovalar ama Bank Asya ligi için küfür gibi kadro.


* Baskıyı Güngören kurdu ancak golleri Giresun attı.




* İlk iki gol (skoru 2-0'a taşıyan goller) birbirinin aynısıydı. Tek farkla; birisi sağdan açılan korner vuruşunda geldi, diğeri soldan. Gelen topta karambolden kaleye tipledi topları Eren Tozlu.


* Güngören'de belki de asrın tezahüratı: "Forman için oyna, arman için oyna, o da yetmiyorsa Ahmet için oyna!"


* Güngören'in penaltısı, kabzımal Erman Toroğlu deyimiyle 'penaltı gibi penaltı'ydı. Ancak o golden sonra dönen topta hakem Giresun'un penaltısını yedi; kayıtlara geçsin diye yazıyorum.

* Güngören'de bir tek Semih Türe'de siyah bant vardı.




* Giresun'da Volkan Koçaloğlu, Mesut Çaytemel ve Eren Tozlu çok iyiydi. Güngören'de forvet olmasına karşın yetmiş dakika boyunca defans oynayan Semih Türe puan(lar) için çabalayan ender oyunculardandı.





* Giresun sık sık yürek hoplatan pozisyonlara girdiyse de, gol bulmaya muvaffak olamadı.


* İkinci yarı, ilk devre rezalet oynayan Güngörenli Paul Aidoo düze çıktı. Meğerse garibim baştan beri yanlış mevkideymiş. Orta sahaya geçince hücuma katkı sağlamaya başladı. Birkaç tehlike yarattıysa da, olmadı.

* Giresun'un üçüncü golü çok komikti. Güngören eşitlik golünü buldu, santra oldu, dönen topta Semih Türe topu orta sahada kaptırdı; iki pasla topu Eren'e yolladılar. Eren kaleciyle karşı karşıya o kadar yavaş vurdu ki, sanki görüntü yavaşlatılmış gibi hissettik. Kaleci de refleks olarak yavaş hareket edince kendimizi Maraton izliyormuş gibi hissettik. "Oynat Uğurcum!"

* Giresun'un kalecisi iyi, hoş, en az iki net kurtarış yaptı ama en az yedi dakika boyunca santra vuruşudur, sakatlıktan yere yatmaktır bariz zaman geçirdi.




* Güngören'de forvet yok, orta saha zayıf, forvet oynaması gereken Semih defansta takılıyor. Kısacası, bu takımın bu sene kümede kalması; onun yerine düşecek olan kulübe hakaret...






İstanbul Güngörenspor: 2 - Giresunspor: 3
Stat: Mimar Yahya Baş
Hakemler: Ali Palabıyık , Neşet Merdin , Serkan Olguncan
İstanbul Güngörenspor: Orhan , Mustafa Ün , İbrahim , Turgay , Hakan , Özgür (Dk. 83 Pekin ), Mehmet Uğur , Mustafa Tuna Kaya (Dk. 39 Ampong ), Semih , Sinan (Dk. 73 Boateng ), Aidoo
Giresunspor: Soner , Ömer , Mesut , Volkan , Onur , Ali , Ramazan , Fatih (Dk. 83 Cem ), Cihan (Dk. 86 Şükrü Can ), Eren , Adem (Dk. 90 Tuncer )
Goller: Dk. 7, 11 ve 78 Eren (Giresunspor), Dk. 13 Hakan (penaltıdan), Dk. 74 Mehmet Uğur (İstanbul Güngörenspor)
Sarı kartlar: Dk. 45 Orhan, Dk. 57 Hakan, Dk. 65 Sinan (İstanbul Güngörenspor), Dk. 65 Soner, Dk. 90+2 Ömer (Giresunspor)

13 Aralık 2011 Salı

Beykoz'da Eylem Var!

http://www.resimde.com/resimlerimiz/beykoz_spor_4910_1.jpg

Bölgesel Amatör Lig'e kötü bir başlangıç yapan, halihazırda daha bu sene TFF 3. Lig'den düşmüş olan 103 yıllık efsanevi kulüp Beykoz'da taraftarlar oturma eylemi yapacakmış.

Bu sene kısa bir süre Beykoz'da çıkan yerel bir gazetede spor editörlüğü ve köşe yazarlığı yaptığım zamandan mütevellit bir sempatim var Beykozspor'a. Kötü gidişata karşı taraftarın yapmaya çalıştığı devrimin de takipçisiyim. Alt yapıyı ihya etmelerine çok az kaldı; gece gündüz alt yapı için vakit harcıyorlar ve -sıkı durun- resmi olarak da alt yapı görevlileri taraftarlardan oluşuyor...

Ancak tabii bahçenin üstü ne kadar iyi olursa altı da o kadar iyi olabiliyor. Beykozspor küme düşme hattından bir türlü uzaklaşamadığı için ve dahası yönetimin aymaz tavırlarından kaynaklı bir eyleme girişmiş Beykozsporlu taraftarlar... Hatta Eyüpspor'dan bir taraftarın da onlara destek vereceği söyleniyor... Güngörenliler de verse, sonra diğer kulüplere de sıçrasa ve alt yapıda fişeklenen devrim ateşi İstanbul futbolunun gerçek emekçilerini gün yüzüne çıkarsa... Artık kısa çöp uzun çöpten hakkını alsa...

12 Aralık 2011 Pazartesi

Röportajlar

- Ümit Bozkurt röportajı / 12 Aralık 2011
(…) Gençlerbirliği’nde Luc Nilis’in yerine yardımcılığa getirildiği haberine mukabil, takımdan ayrıldığı haberi de tez gelince merak edip kendisine sorularımızı twitter aracılığı ile iletişime geçip internet üzerinden yönelttik. Ama gördük ki; Gençlerbirliği macerasına dair, onun da bilgisi bizden fazla değil! (…)

- Erhan Kuşkapan röportajı / 29 Aralık 2011
(…) Erhan Kuşkapan, genç bir kaleci. Genç yaşına karşın Süper Lig’de Ankaraspor’da yedek kalecilik yaptı ve gittiği diğer Ankara takımlarında hep birinci kaleci oldu. Başarılı maçlar çıkarttı, parmak ısırtan performanslara imza attı. Bu haftasonu Alanya deplasmanında bir ritüeli gerçekleştirip “takla attı” ama taraftar buna aşırı tepki gösterdi… Durun, durun. En baştan başlayalım isterseniz. Ve hatta, bırakalım Erhan başlasın… (…)

(…) Kısa bir süre önce aktif futbol yaşantısını sonlandıran Zafer Biryol, yaklaşık 8 ay önce ailesiyle birlikte Toronto’ya yerleşti. Biryol ile Anadolu kulüplerinin genel sorunları, Türk futbolu ve altyapısı üzerine konuştuk. İşte Sessiz Kral olarak anılan Zafer Biryol ile yaptığımız özel söyleşi… (…)

(…) Amatör futbol liglerindeki tek kadın çalıştırıcı Özgür Gözüaçık Akyıldız ile, Kadın Ligi’nden; kişisel futbol geçmişi ve gelecek planlarına kadar pek çok şeyi söyleştik. Futbola kadınlar niye girer, neler yapabilir, gelecekte daha iyi olabilirler mi; hepsini konunun erbaplarından pek kıymetli teknik direktörümüze sorduk! (…)

(…) TFF 3. Lig 1. Grup’ta yer alan Keçiören Sportif’in Kulüp Başkanı Halit Öngün, Kulüp Müdürü Abdurrahman Kılıç ve Teknik Direktörü Savaş Öcal ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Keçiören Sportif’in sorunlarını masaya yatıran üçlü, Sporx.com’a özel açıklamalarda bulundu. (…)

- Zeynep Bekçe röportajı /30 Mart 2012
(...) Ankara takımlarının ilk ve tek kadın başkanı olan Zeynep Bekçe ile, kulübü Kızılcahamam'dan; Türk futboluna kadar geniş bir çerçevede röportaj yaptık. Sözü röportajda yeni federasyona dair temennilerini de dile getiren Zeynep Bekçe Hanımefendi'ye bırakıyoruz… (...)

- Ali Cansun röportajı / 11 Nisan 2012
(...) Şu an Eyüpspor'da forma giyen ve attığı gollerle takımını sırtlayan, Beşiktaş'ın 100. yıl kadrosunda da olan "Genç" Ali Cansun ile Sporx için bir söyleşi yaptık. (...)

- Hilmi Bayer röportajı / 20 Nisan  2012
(...) Hilmi Bayer, 34 yıldır aynı kulüpte! Antrenör-futbolcu olarak içine dahil olduğu Altınırmak camiasında son dönemde sağlık mücadelesinde bayraktarı haline geldi. Amatör branşlarda sahada hayatını kaybeden sporcular gittikçe artarken, dik durmayı başarabilen Altınırmak Kulübü'ne, sağlık boykotlarına, ülke futbolumuzun alt yapı sektörüne ve tabii federasyona karşı verdiği mücadeleye dair tecrübeli çalıştırıcıyla bir röportaj yaptık... (...)

- Fadıl Kurt röportajı / 5 Mayıs 2012
(...)  Fadıl Kurt 18 yıl profesyonel futbol oynamış, köklü takımlarda forma giymiş; Türkiye Kupası'nda hayli üst turlarda mücadele etmiş bir futbolcu… Ama onu Türk futbolu bu yıl Derince Belediyespor'u 3. Lig'e çıkaran teknik direktör olarak duydu. Sporx adına sorduğumuz sorulara içtenlikle verdiği cevaplar Türk futbolunun en alt kategorilerinin sorunlarına da ayna tutar nitelikte… (...)


- Levent Kale röportajı / 8 Mayıs 2012

(...) Levent Kale, Sivas Dört Eylül Belediyespor'un başarılı kanat oyuncusu. Haftasonunda düşme hattındaki Küçükçekmece'ye konuk oldular ve 2-1 yenildiler ama maçın skorundan çok Levent'e saldıran Küçükçekmece teknik direktörü dikkat çekti. Sporx olarak bu konuya dair Levent Kale'yle sohbet ettik... (...)

- Doğan Karakuş röportajı/ 20 Mayıs 2012
(...) Doğan Karakuş, henüz 19 yaşında ama 2. Lig'de 15 gol attı. Dahası var; bu sezon tam üç kez hattrick yaptı ve sonuncusuyla dünya rekoruna ortak oldu: Üç dakikada üç gol atarak Finlandiyalı meslektaşı Pohjanpalo'nun rekoruna ortak olduğu Tepecik maçı sonrası bu genç forvetle Sporx için söyleştik.(...) 

11 Aralık 2011 Pazar

Belediye Vanspor: 1 - Kastamonuspor: 2


* Kartal Stadyumu'nda Bank Asya 1. Lig maçları oynatılıyorsa; Ali Sami Yen'in suçu neydi de UEFA Kupası'ndan veto yemişti çok merak ediyorum. Ya da hususi, Belediye Vanspor sıla hasreti çekmesin diye mi patates tarlası imajına sokmuşlar stadı. Bilemedik.

* Tel örgü mü kaldı arkadaş...

* Kastamonusporluların açtığı pankart: "Tuttuğumuz takım kimliğimizde yazar". O yüzden pek çoğunu Beşiktaş ve Galatasaray maçlarında görüyoruz.

* Maça baskın başlayan Kastamonu'ydu, atamayana atarlar oldu. Vansporlu futbolcu önce bir vuruş yaptı, kaleciyi geçen top üst direğe çarptı ancak kaleci oyundan düşmüştü. Boş kale önünde kafayla topu kaleye tipledi. Çok şık bir goldü.



* İlk yarının ortalarını geçmişken aniden defans arkasına sarkan Kastamonusporlu futbolcu kalecinin yanından topu ağlara gönderdi ve ilk yarının skorunu belirledi. (Fotoğraftaki vuruş)


* İkinci yarı top oynamak isteyen iki takım ve gördüğüm en eyyamcı, en garip hakem vardı sahada. Jr. Cüneyt Çakır gibi, kart göstermeden çaldığı faullerde standartı bile tutturamadığı için ayarı kaybetti. İbreyi Kastamonu tarafına çevirdi sıkça (ki bu da taraftarların hayli tepkisini çekti)

* Yenilgi çok önemli değil aslında ama iki önemli oyuncusu sudan sebeplerle kırmızı kart gördü Vanspor'un. Gözlemci raporunu merakla bekliyorum eğer o çocuklara bir maçtan fazla ceza çıkarsa çok samimi söylüyorum ayıptır, günahtır.

* Kastamonuspor'un ikinci golü de güzeldi. Ceza alanı içinde karmaşa oldu, boşta kalan topu kalecinin yanından üst filelere takıverdiler.


* Kastamonuspor'da Gencay Erten ve Oktay Yiğit iyi oynadı. Vanspor'da ise Yaser Hacımustafaoğlu ve Cihan Can Yiğit'in iyi oyunları puana yetmedi...

* Umut Kekilli: Süper Lig'den TFF 3. Lig'e düşüşün kitabı. 2008'de Kocaelispor, 2011'de Vanspor... Nereden nereye... Bugün sahada çok didindi ama bal yapmayan arı gibiydi. Ayrıca Umut zamanında üç aylığına da olsa Kartalspor forması giymiş. Bu stadı özlemiştir...


* Kaleciler ise yer yer iyi müdahaleler yaptıysa da onlara pek iş düşmedi. Genelde orta saha mücadelesi gibiydi. Atan alırspor oldu, golü atmayı Kastamonu başardı. Kazanmak bir sanattır.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Maçlar


2015 - 2016 Maçları


Bölgesel Amatör Lig

Kuşadasıspor: 3 Sökespor: 0

2012 - 2013 Maçları

Hazırlık Maçları

Derince Belediyespor 1 Körfez FK: 2

Bölgesel Amatör Lig

Küçükçekmece: 3 Beykoz: 1
Beykoz: 1 Bozcaada: 2

TFF 3. Lig
Kocaelispor: 1 Darıca Gençlerbirliği: 0
Beylerbeyi: 4 Diyarbakırspor: 2
İstanbulspor: 0 Pazarspor: 0
Beylerbeyi: 4 Kocaelispor: 0
Darıca Gençlerbirliği: 1 Emrespor: 0
Beylerbeyi: 0 Gümüşhanespor: 0
Fatih Karagümrük: 0 Belediye Vanspor: 0
Beylerbeyi: 0 Erzurum Büyükşehir Belediyespor: 1
Kocaelispor: 1 Arsinspor: 1
Kocaelispor: 3 Yimpaş Yozgat: 0
Kocaelispor: 0 Gümüşhanespor: 2
İstanbulspor: 1 Orhangazispor: 3
Kocaelispor: 1 Altınordu: 1
Derince Belediyespor: 4 Trabzon Kanuni FK: 0

TFF 2. Lig

Tepecikspor: 1 Hatayspor: 0

Türkiye Kupası

Fenerbahçe: 1 Pendikspor: 0

2011 - 2012 Maçları

Bölgesel Amatör Lig


4 Aralık 2011 Pazar

Eyüpspor: 1 - Ünyespor: 2

* Hava ve zemin maç oynamaya hayli müsaitti.

* Ünyespor bariz, "Deplasmanda bir puan iyidir" diye gelmiş. Üç puana sevinemediler bile şaşkınlıktan. Gerçi, önce öne geçip devreyi 1-0 galip kapattılar; ardından 1-1 oldu fakat tekrar 2-1 yaptılar. Sanırım kazanacaklarına inanmaya ihtiyaçları vardı.

* Eyüpspor huzurevi gibi.

* Ahmet Dursun'u hemencecik tanıyorsunuz. Duruşundan belli; "Bu adam bir büyükte oynamış" diyorsunuz. Bugün ofsayttan da olsa bir gol attı ama tadına doyamadık.

* Ünyespor'un kalecisi Şenol Karagöl. Evet, "i love you" Şenol.

* Eyüp'te Koray Kurt, Ünye'de Aytaç Uçar çok iyiydi. Eyüp defansı çok savruktu; Ünyespor ise neredeyse altmış-yetmiş dakika defansif oynadı. Kalecilerin maçı oldu adeta... İki kaleci de hayli net gollere engel oldular.

* Ünye'nin ilk golü çok ilginçti. 45+1'de Eyüp korner atarken oyuncu değiştirdiler. Zaman geçirmece. Sonra korner; o geçen zamanın eklenmesi neticesinde gelişen atakta serbest vuruş ve pas, gol.

* Hakem Serkan Tokat hayli tecrübeliymiş ama avantaj kuralından bihaber... Silik bir yönetim gösterdi.

* Altı dakika uzatma izledik.

* Eyüpspor iyi takım.

* Yine de ne kadar gol atarlarsa atsınlar, iki lig birden atlasalar da akıllarda alınan beş maçlık seyircisiz ceza ve o cezaya sebebiyet veren olaylar kalacak. Zor bir psikoloji.

* Maçın tezahüratı: "Çıkarın bizi buradan"

* Üç gol de güzeldi.

3 Aralık 2011 Cumartesi

Kasımpaşa: 3 - Sakarya: 2

* Sakarya'da bir atalet var. Takım arkadaşları yere kapaklanıyor, hiç tepki yok; hakem düdük çalınca hiç tepki yok. Alışık değiliz sadece topunu oynayanlara, şaşırttın bizi Sakarya!

* Sakarya kalecisi çok iyiydi. Üç net golü çeldi. Yediklerinin ikisi karşı karşıya birisi de orta - kafa - gol kombinasyonu. Genel manada defans yerleşememesinden yedi golleri...

* Sakarya işini şansa bırakmış. Topa müdahale ediyorlar veya atılan paslara ama fark ediyorsun ki bilinçli hareketler değil. "Ya tutarsa" savrukluğu.

* Kasımpaşa'da Gökhan Güleç kendini belli ediyor. Biliyorsun ki bu adam bir 'büyüğe' gitmiş; tutmamış. Rehabilitasyon manasında oynuyor. Apaçık belli. Zaten İBB olsun Kasımpaşa olsun rehabilitasyon kurumları gibi. Holosko mu sakatlandı? Kirala gitsin. Oyuncun kumarbaz mı? Ver gitsin bunlara...

* Takımlar arasında çok da gözle görülür bir fark yoktu.

* Kasımpaşa'ya bu maçtaki kadroyu Sakarya doğumlu bir hoca çıkaramazdı; utanırdı.

* Yine de kadrosu iyi. Bu lige fazla, bir üst lige az. "Çin'e mi yollayalım?"

* Her 26 numaralı oyuncu (Sakaryalı Kerem mesela) İlhan Mansız'a mı benziyor yoksa biz mi çok özledik o sempatik herifi?

* Belirtmeden geçmem! Gördüğüm en kibar stat görevlileri bu maçtaydı. Biletimi paramparça etmemesi 'priceless'.

* Çok klişe bir maç oldu:

- Bu taraftara yazık oluyor (Deplasman tarafını tamamen dolduran ve maç boyunca susmayan, yenilen takımını bile tribüne çağıran Sakarya taraftarı)

- Atamayana atarlar (İkinci yarı Kasımpaşa'nın çok iyi atakları fakat gelen Sakarya golü)

- Maçın hakkı beraberlikti

* Bir de Kasımpaşa maraton tribünü maça gelir gelmez neden "Sakarya noluyor götün başın oynuyor" diye bağırdı anlamadım...

* Ben bu statta neden hep üşüyorum?

* Bir de son; Kasımpaşa'ya gene uğurlu geldik. Geçen sezon Ankaragücü, İBB şimdi Sakarya...

Kasımpaşa: 3 - Sakaryaspor: 2

Stat: Recep Tayyip Erdoğan

Hakemler: Özgüç Türkalp, Engin Erdem, Recep Yıldırım

Kasımpaşa: Tolga Özgen, Abdulhamit Yıldız, Sancak Kaplan, Erdi Öner, Henrique,
Sarmov, Murat Akın (Dk. 83 Dimitrov), Ali Bilgin, Gökhan Güleç, Hüseyin Kala (Dk. 74
Şahin Aygüneş), Halil İbrahim Çolak (Dk. 83 Atilla Yıldırım)

Sakaryaspor: Harun Avgın, Berat Çetinkaya, Gökhan Kök, Zafer Aydoğdu, Salih Dursun,
Gazanfer Aydın, Mesut Morgül, Yunus Akman (Dk. 46 Muharrem Efec), Yasin Görkem
Arslan, İlkay Demir, Levent Demiray (Dk. 66 Kerem Eryılmaz)

Goller: Dk. 13 Gökhan Güleç, Dk. 42 Halil İbrahim Çolak, Dk. 86 Atilla Yıldırım
(Kasımpaşa), Dk. 16 ve 72 Salih Dursun (Sakaryaspor)
Sarı Kartlar: Dk. 24 Levent Demiray (Sakaryaspor), Dk. 38 Hüseyin Kala (Kasımpaşa)